çevremizdeki enerji kaynakları

ENERJİ

 

        Enerji Nedir?

 

Enerji çevremizdeki birçok olayın gerçekleşmesine neden olmaktadır. Gündüz vakitlerinde pencereden dışarıya baktığımızda, güneşten gelen enerjinin dünyamıza aydınlattığını ve ısıttığını izleyebiliriz. Akşamları cadde lambalarının elektrik enerjisini kullanarak yolları aydınlattığını görebiliriz. Arabalar hareket ettiğinde benzindeki enerjinin hareket enerjisine dönüştürdüğünü görebiliriz. Yediğimiz yiyeceklerde depolanmış enerjiyi çalışmak ve oynamak için harcadığımızı anlayabiliriz.

 

Bu kadar iç içe olduğumuz enerjinin tanımını nasıl yapabiliriz? En basit anlamda enerjinin tanımı şöyledir:

Enerji iş yapma yeteneğidir.

 

            Enerji Kaynakları

 

Enerji kaynağı, yakıt olarak tanımlanır.  Yakıt; kömür, odun, petrol, gaz gibi yanabilen maddelerdir.  Bu tanım, uranyum ve diğer nükleer enerji üreten maddeleri de içine alacak şekilde genişletilebilir. 

 

Dünya toplam eneri gereksinimi 15 trilyon KWs’dır. Bu enerji ihtiyacının %80’lik bölümü kömür, petrol ve doğalgaz gibi yakıtlardan, geri kalan %20’lik kısmı ise hidrolik, nükleer enerji, rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, jeotermal enerji, bitki ve hayvan atıkları (biyokütle) tarafından karşılanmaktadır.  Türkiye’de ise elektrik enerjisi üretiminde kaynakların payları;

Doğalgaz          è %38

Hidrolik           è %31

Kömür             è %25

Petrol               è %6,5

Diğer               è %0,5                      (rüzgar, güneş, jeotermal, biyokütle)

olmuştur. 

 

Bir ülkenin elektrik enerjisi tüketimi o ülkenin kalkınmışlığının bir göstergesidir. 2004 yılında Türkiye’de kişi başına yıllık elektrik tüketimi 2 100 kWh (kilovatsaat) iken, dünya ortalaması 2 500 kWh, gelişmiş ülkelerde 8 900 kWh, Çin'de 827 kWh, ABD'de ise 12 322 kWh civarındadır. Ülkemizin ekonomik ve sosyal bakımdan kalkınmasının sağlanması için endüstrileşme bir hedef olduğuna göre bu endüstrinin ve diğer kullanıcı kesimlerin ihtiyacı olan enerjinin, yerinde, zamanında ve güvenilir bir şekilde karşılanması gerekmektedir.

Türkiye’de 1950’lerde yılda sadece 800 GWh (gi*****saat) enerji üretimi yapılırken, bugün bu oran yaklaşık 190 misli artarak yılda 151 000 GWh’ e ulaşmıştır. 37 500 MW (me*****)’ a ulaşan kurulu güç ile yılda ortalama olarak 220 000 GWh enerji üretimi mümkün iken; arızalar, bakım-onarım, işletme programı politikası, ekonomik durgunluk, tüketimde talebin azlığı, kuraklık, randıman vb. sebeplerle ancak 151 000 GWh enerji üretilebilmiştir. Yani kapasite kullanımı % 69 olmuştur. Termik santrallerde kapasite kullanım oranı % 59 iken hidroelektrik santralarda % 105 olmuştur. Enerji üretimimizin %31’ı yenilenebilir kaynak olarak nitelendirilen hidrolik kaynaklardan, %69’u ise fosil yakıtları olarak adlandırılan termik (doğal gaz, linyit, kömür, fuel oil gibi) kaynaklardan üretilmektedir.

Son zamanlarda rüzgar ve jeotermal şeklinde alternatif kaynaklara önem verilmekte, nükleer enerji kullanımı için de çalışmalar yapılmaktadır.  Gelecekte yenilenebilir enerji kaynaklarına verilecek önemle temiz enerjinin enerji üretimine katkısı arttırılmalıdır.

 

TÜRKİYE’DE ENERJİ KURULU KAPASİTESİ VE ÜRETİMİ

KURULU KAPASİTE VE YILLIK ÜRETİM

2003

2004 (GEÇİCİ)

KAPASİTE

FİİLİ

KAPASİTE KULLANIM

KAPASİTE

FİİLİ

KAPASİTE KULLANIM

KURULU (MW)

ÜRETİM (GWh)

ÜRETİM (GWh)

ORANI (%)

KURULU (MW)

ÜRETİM (GWh)

ÜRETİM (GWh)

ORANI (%)

TERMİK ENERJİ

KÖMÜR

8 239

53 940

32 253

60

8 923

58 391

34 558

59

AKARYAKIT

3 198

21 085

9 196

44

3 202

21 167

9 800

46

DOĞALGAZ

11 510

86 154

63 536

74

12 640

94 867

59 098

62

DİĞER

28

207

116

56

27

207

76

37

TOPLAM

22 974

161 387

105 101

65

24 792

174 632

103 532

59

JEOTERMAL VE RÜZGAR ENERJİ

34

156

150

96

34

156

160

103

HİDROELEKTRİK ENERJİ

12 579

45 152

35 329

78

12 654

45 435

47 614

105

GENEL TOPLAM

35 587

206 695

140 580

68

37 480

220 223

151 306

69

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Özellikle son yıllarda Türkiye’de doğal gaz kullanımının yaygınlaşması ile, gerek evlerde kullanımı artmış gerekse sanayinin artan enerji ihtiyacını karşılamak üzere “Doğal Gaz Çevrim Santraları” kurulmuştur. Bu itibarla son yıllarda hidroelektrikten üretilen enerjinin payı azalmış termik enerji üretiminin payı artmıştır. Ancak Avrupa Birliği Topluluğu enerji politikalarında temiz enerjiyi (hidroelektrik, rüzgar, güneş ve biyokütle) destekleme tezini benimsemiştir. Bu durumda Türkiye’ de yürürlükte bulunan enerji politikaları ve ilgili hukuki mevzuat ile Avrupa Birliği mevzuatı arasındaki farklılıkların giderilmesi zorunlu hale gelmiştir. Netice olarak Türkiye’ deki toplam enerji üretiminde hidroelektrik enerjinin payı artırılmalıdır.

 

Ekonomik durgunluklar dikkate alınmazsa, Türkiye’de elektrik tüketimi her yıl % 8-10 oranında artmaktadır. Bu talebi karşılamak için ülkemiz yeni enerji projeleri için her yıl 3-4 milyar ABD Doları ayırmak zorundadır. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de enerji yaşamsal bir konu olduğundan, kendine yeterli, sürekli, güvenilir ve ekonomik bir elektrik enerjisine sahip olunması yönünde başta dışa bağımlı olmayan ve yerli bir enerji kaynağı olan hidroelektrik enerjisi olmak üzere bütün alternatifler göz önüne alınmalıdır.

 

TÜRKİYE’NİN UZUN DÖNEM ELEKTRİK ARZ PROJEKSİYONU

Yıl

2010

2015

2020

 

 

Yağışlı

Kurak

 

Yağışlı

Kurak

 

Yağışlı

Kurak

Santralın Tipi

MW

Milyar kWh

MW

Milyar kWh

MW

Milyar kWh

Termik

30 583

211

211

45 603

314

314

62 273

425

426

Yenilenebilir

18 234

62

46

25 670

89

60

34 076

118

77

Toplam Arz

48 817

273

257

71 273

403

374

96 349

544

503

 

·        Termik Santraller

 

Elektrik enerjisini, yakıt yakıp suyu ısıtarak, oluşan sı buharının türbinleri döndürmesiyle elde eden santral türüdür.  Yakıt olarak linyit, taşkömürü, fuel-oil, motorin, doğalgaz ve jeotermal ısıyı kullanırlar.

 

Ülkemizdeki başlıca termik santraller:

 

 

 

·        Hidroelektrik Santraller

 

Hidrolik enerji, suyun potansiyel enerjisinin kinetik enerjiye dönüştürülmesiyle sağlanan bir enerji türüdür.  Suyun üst seviyelerden alt seviyelere düşmesi sonucu açığa çıkan enerji, türbinlerin dönmesini sağlamakta ve elektrik enerjisi elde edilmektedir.  Hidrolik potansiyel , yağış rejimine bağlıdır.

 

Elektrik üretiminin yanında birçok amaca hizmet ederler:

o       Taşkın ve baskınları önleme

o       Sulama işlerini düzenleme

o       Balıkçılığı geliştirme

o       Ağaçlandırmayı sağlama

o       Turizmi geliştirme

o       Ulaşımı kolaylaştırma

 

Hidroelektrik santraller diğer üretim tipleri ile kıyaslandığında en düşük işletme maliyetine, en uzun işletme ömrüne ve en yüksek verime haizdirler. Türkiye’nin diğer enerji alternatifleri karşısında milli kaynak olan suyu kullanan hidroelektrik santrallere öncelik vermesi ve teşvik etmesi için ekonomik, çevresel ve stratejik birçok sebep vardır.

 

Türkiye’nin Hidroelektrik Potansiyeli

 

Bir ülkede, ülke sınırlarına veya denizlere kadar bütün doğal akışların % 100 verimle değerlendirilebilmesi varsayımına dayanılarak hesaplanan hidroelektrik potansiyel, o ülkenin brüt teorik hidroelektrik potansiyelidir. Ancak mevcut teknolojilerle bu potansiyelin tümünün kullanılması mümkün olmadığından mevcut teknoloji ile değerlendirilebilecek maksimum potansiyele teknik yapılabilir hidroelektrik potansiyel denir. Öte yandan teknik yapılabilirliği olan her tesis ekonomik yapılabilirliği olan tesis demek değildir. Teknik potansiyelin, mevcut ve beklenen yerel ekonomik şartlar içinde geliştirilebilecek bölümü ekonomik yapılabilir hidroelektrik potansiyel olarak adlandırılır. Türkiye’nin teorik hidroelektrik potansiyeli dünya teorik potansiyelinin % 1’i, ekonomik potansiyeli ise Avrupa ekonomik potansiyelinin % 16’sıdır.

 

DÜNYA VE TÜRKİYE HİDROELEKTRİK (HES) POTANSİYELİ

 

Brüt HES Potansiyeli (GWh/yıl)

Teknik HES Potansiyeli (GWh/yıl)

Ekonomik HES Potansiyeli (GWh/yıl)

DÜNYA

40 150 000

14 060 000

8 905 000

AVRUPA

3 150 000

1 225 000

800 000

TÜRKİYE

433 000

216 000

127 381

 

 

Ülkemizdeki hidroelektrik santraller ve elektrik üretimleri:

 

·        Güneş Enerjisi

 

Güneş Enerjisi Potansiyeli

Ülkemiz, coğrafi konumu nedeniyle sahip olduğu güneş enerjisi potansiyeli açısından birçok ülkeye göre şanslı durumdadır. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünde (DMİ) mevcut bulunan 1966-1982 yıllarında ölçülen güneşlenme süresi ve ışınım şiddeti verilerinden yararlanarak EİE tarafından yapılan çalışmaya göre Türkiye'nin ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2640 saat (günlük toplam 7,2 saat), ortalama toplam ışınım şiddeti 1311 kWh/m²-yıl (günlük toplam 3,6 kWh/m²) olduğu tespit edilmiştir. Aylara göre Türkiye güneş enerji potansiyeli ve güneşlenme süresi değerleri ise:

 

AYLAR

AYLIK TOPLAM GÜNEŞ ENERJİSİ

GÜNEŞLENME SÜRESİ

 

 

 

 

 

(Kcal/cm2-ay)

(kWh/m2-ay)

(Saat/ay)

OCAK

4,45

51,75

103

ŞUBAT

5,44

63,27

115

MART

8,31

96,65

165

NİSAN

10,51

122,23

197

MAYIS

13,23

153,86

273

HAZİRAN

14,51

168,75

325

TEMMUZ

15,08

175,38

365

AĞUSTOS

13,62

158,4

343

EYLÜL

10,6

123,28

280

EKİM

7,73

89,9

214

KASIM

5,23

60,82

157

ARALIK

4,03

46,87

103

TOPLAM

112,74

1311

2640

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !